İçeriğe atla
Salı, 22 Eylül 2026 SAYI 01 / QUIET CUT TR / EN
Moda · Tasarım · Fotoğraf · Sanat · Yaratıcı üretim
Moda & Tasarım · DERLEME VE YORUM · 30

Bir salata zincirinin sitesi neden vitrin gibi kuruldu

Unfound Studio, The Salad Project için sipariş, mağaza ve catering kanallarını tek arayüzde topladı. Gerekçe basit: müşteri menüyü kapıdan önce görüyor.

METİN — 2C Magazine11 Ağustos 20262 dakika okumaSAYI 01 / QUIET CUT
Bir salata zincirinin sitesi neden vitrin gibi kuruldu
Temsilî görsel · Fotoğraf: T Kirkgoz / Pexels (ücretsiz lisans)

Londra merkezli The Salad Project, dijital varlığını Unfound Studio ile yeniden kurdu. Yapılan iş yalnızca bir internet sitesi değil: marka görsel sistemi, fotoğraf, arayüz ve kullanıcı deneyimi tasarımı, dil tonu, kampanya görselleri ve sadakat programı için video içerikleri aynı paketin içinde yer alıyor. Site, üçüncü taraf teslimat servisleriyle çalışan bir sipariş platformunu, markalı ürünlerin satıldığı bir mağazayı ve özel catering kanallarını tek arayüzde topluyor. Yani zincirin üç ayrı gelir kalemi aynı kapıdan giriyor; bu da tasarımın çözmesi gereken asıl karmaşıklığı oluşturuyor.

Kararın gerekçesi veriye dayanıyor. Restoran müşterilerinin yüzde 91'i gitmeden önce menüye internetten bakıyor; yüzde 70'i ise siparişini restoranın kendi platformundan vermeyi tercih ediyor. Yani ilk temas noktası artık kapı değil, ekran. Stüdyo görsel yönü üç ayrı izleyici profili üzerinden kurmuş; fotoğraflar stüdyoda değil mağaza tezgâhında, ahşap çatal bıçak ve markalı içeceklerle çekilmiş. Menü sisteminde yarı saydam katmanlar kullanılıyor, içerik altyapısı da sık güncellemeye göre esnek bırakılmış. Mobil uyum ayrı bir başlık değil, tasarımın çıkış noktası.

Marka Florian de Chezelles ve James Dare tarafından kuruldu; sitenin kurgusu, zincirin Paris'e açılma planını da hesaba katıyor. Unfound Studio'nun kurucusu Jay Topham'a göre yemek siteleri genellikle işlemsel kalıyor; The Salad Project'in mağazalarını iyi kılan şey deneyim olduğu için sitenin de aynı işi görmesi gerekiyordu. Bu, tasarımın vitrinden ekrana taşınması anlamına geliyor. Sadakat programının video içerikle desteklenmesi de aynı mantığın uzantısı: müşteriyle ilişki tek bir siparişle bitmiyor, kayıtlı bir hesapta sürüyor.

Restoran sitelerinin uzun süre teslimat uygulamalarına devredilmiş olması, sektörde marjı da devretti; komisyon oranları çoğu küçük zincirde kârın büyük bölümünü götürüyor. Kendi kanalını kuran işletme yalnızca bu maliyetten kurtulmuyor, müşteri verisini de elinde tutuyor. Buradaki tasarım işi bu nedenle görsel bir tercih değil, ticari bir karar. Asıl sınav ise şu: bir sitenin vitrin gibi çalışması iyi, ama akşam yedide sipariş veren aç bir insan için hızdan başka erdem yok. Marka dilinin, fotoğrafın ve yarı saydam katmanların hepsi sepete gidiş süresini uzatmadığı sürece işe yarıyor. Bu tür projelerin başarısı da genelde altı ay sonra, dönüşüm oranlarında ölçülüyor.

Neden önemliKendi dijital kanalını kuran restoran komisyondan da müşteri verisinden de vazgeçmiyor; tasarım burada ticari bir karar.

Künye ve kaynaklar

Kaynak

  1. Design Week · 9 Ağustos 2026

Bu yazı yukarıdaki kaynaktaki olgulara dayanarak 2C Magazine tarafından yazılmıştır. Kaynak metinden cümle alınmamış, çeviri yapılmamıştır; yorum ve değerlendirme 2C Magazine’e aittir.

Görsel

Temsilî görsel · Fotoğraf: T Kirkgoz / Pexels — ücretsiz lisans

Görsel haberin kendi görseli değildir; konuyu temsil etmek üzere ücretsiz lisanslı bir arşivden seçilmiştir. Kaynak yayına ait hiçbir görsel kopyalanmamıştır.

Telif

Metin © 2C Magazine, 2026. Kaynak göstererek ve bağlantı vererek alıntılayabilirsiniz; bütününü yeniden yayımlamak için izin gerekir.

hello@2cstd.com — bildirimler 48 saat içinde işleme alınır.

Yorumlar

Yorumlar yukleniyor...