İçeriğe atla
Salı, 22 Eylül 2026 SAYI 01 / QUIET CUT TR / EN
Moda · Tasarım · Fotoğraf · Sanat · Yaratıcı üretim
Yaratıcı üretim · DERLEME VE YORUM · 25

Van, Hakkari ve Bitlis dokumaları tezgâha dönüyor

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde yürütülen İlmek İlmek Anadolu projesi üç ilin halı ve kilim desenlerini doğal boyayla yeniden üretiyor. Yün Norduz'dan geliyor.

METİN — 2C Magazine11 Ağustos 20262 dakika okumaSAYI 01 / QUIET CUT
Van, Hakkari ve Bitlis dokumaları tezgâha dönüyor
Temsilî görsel · Fotoğraf: Karola G / Pexels (ücretsiz lisans)

Van Olgunlaşma Enstitüsü'nde yürütülen İlmek İlmek Anadolu projesi, Van, Hakkari ve Bitlis'e ait halı ve kilim desenlerini tezgâhta yeniden üretiyor. Habertürk'ün 5 Ağustos 2026 tarihli haberine göre çalışma Milli Eğitim Bakanlığı desteğiyle sürüyor ve usta öğreticiler eşliğinde yapılıyor. Dokumalarda doğal boya kullanılıyor, desenler yörenin kendi motiflerinden alınıyor. Üç ilin motiflerinin aynı atölyede toplanması, tek tek köylerde dağınık duran bir birikimi karşılaştırılabilir hale getiriyor. Olgunlaşma enstitüleri Türkiye'de el sanatları eğitiminin uzun süredir yürütüldüğü kurumlar; proje bu altyapının üzerine kuruluyor. Üç ilin desenleri birbirine yakın ama aynı değil.

Çıktı yalnızca halı ve kilimle sınırlı değil. Tezgâhtan çanta, yastık, örtü ve çadır parçaları da çıkıyor; yani desen, yere serilen bir yüzeyden gündelik kullanım nesnesine geçiyor. Enstitü müdür yardımcısı Çiğdem Çiftçi, amacın dokuma kültürünü korumak ve sonraki kuşaklara aktarmak olduğunu söylüyor. Projenin genç katılımcıyı tezgâha çekmesi becerinin aktarımı açısından belirleyici olacak; çünkü dokuma, öğrenilmesi aylar süren bir iş. Ürün çeşitliliği, dokumanın yalnızca sergilik bir nesne olarak değil satılabilir bir mal olarak düşünüldüğünü gösteriyor.

Projenin ikinci ayağı hammaddeyle ilgili. Norduz Dokuma adlı çalışmada bölgenin Norduz koyunundan elde edilen yün toplanıyor, yıkanıyor, taranıyor ve katma değerli tekstile dönüştürülüyor. Bu yün daha önce büyük ölçüde atıl kalıyordu; yani sorun hammaddenin yokluğu değil, onu işleyecek zincirin kopmuş olmasıydı. Yıkama ve tarama gibi ara işlemler olmadan yerel yün, ithal ipliğin yanında ne fiyatta ne kalitede tutunabiliyor. Yünün yerinde işlenmesi üreticiye kalan payı da artırıyor; ham yün satmakla iplik satmak arasında ciddi bir fark var.

El dokumasını yaşatma projelerinin çoğu ürün tarafından başlar ve tedarik tarafında tıkanır. Buradaki kurgu tersten ilerliyor: yünün toplanmasından boyaya, tezgâhtan satılabilir ürüne kadar zincirin her halkası aynı programın içinde. Bir zanaatın sürmesi ustadan çok bu halkaların birbirine bağlı kalmasına bağlı. Zincirin bir halkası koptuğunda geriye kalan şey beceri değil, hatıra oluyor. Desenin kaydı, boyanın tarifi ve yünün işlenme yöntemi bir arada tutulduğunda ortaya bir kurs değil küçük bir üretim sistemi çıkıyor. Bu sistemin sürmesi ise kamu desteğinin süresine bağlı. Destek bittiğinde tezgâhın başında kimin kalacağı asıl soru.

Neden önemliEl dokumasının sürmesi ustadan çok yünden ürüne uzanan tedarik zincirinin bütün halinde kurulmasına bağlı.

Künye ve kaynaklar

Kaynak

  1. Habertürk · 5 Ağustos 2026

Bu yazı yukarıdaki kaynaktaki olgulara dayanarak 2C Magazine tarafından yazılmıştır. Kaynak metinden cümle alınmamış, çeviri yapılmamıştır; yorum ve değerlendirme 2C Magazine’e aittir.

Görsel

Temsilî görsel · Fotoğraf: Karola G / Pexels — ücretsiz lisans

Görsel haberin kendi görseli değildir; konuyu temsil etmek üzere ücretsiz lisanslı bir arşivden seçilmiştir. Kaynak yayına ait hiçbir görsel kopyalanmamıştır.

Telif

Metin © 2C Magazine, 2026. Kaynak göstererek ve bağlantı vererek alıntılayabilirsiniz; bütününü yeniden yayımlamak için izin gerekir.

hello@2cstd.com — bildirimler 48 saat içinde işleme alınır.

Yorumlar

Yorumlar yukleniyor...