İçeriğe atla
Salı, 22 Eylül 2026 SAYI 01 / QUIET CUT TR / EN
Moda · Tasarım · Fotoğraf · Sanat · Yaratıcı üretim
Yaratıcı üretim · DERLEME VE YORUM · 03

Triennale Milano'nun yeni yönü: zanaat ve ortak hayal gücü

Michele De Lucchi Triennale Milano'nun kreatif direktörü oldu. Programı sürdürülebilirliği kolektif hayal gücünün parçası yapmak ve İtalyan zanaat geleneğini desteklemek üzerine kuracağını söylüyor.

METİN — 2C Magazine10 Ağustos 20262 dakika okumaSAYI 01 / QUIET CUT
Triennale Milano'nun yeni yönü: zanaat ve ortak hayal gücü
Temsilî görsel · Fotoğraf: Ruben Da Costa / Pexels (ücretsiz lisans)

Michele De Lucchi, Triennale Milano'nun kreatif direktörlüğüne getirildi. Görevi devralırken tarif ettiği iki eksen var: sürdürülebilirliği kolektif hayal gücünün bir parçası haline getirmek ve İtalyan zanaat geleneğini desteklemek. İkisi ilk bakışta ayrı başlıklar gibi duruyor; De Lucchi'nin kırk yıllık işi düşünüldüğünde aynı cümlenin iki yarısı oldukları anlaşılıyor. Memphis kuşağından gelen, sonra hem endüstriyel ürün hem mimarlık üreten bir tasarımcı için malzeme bilgisi ile üretim etiği hep aynı masada durdu.

Sürdürülebilirliği hayal gücü meselesi olarak tanımlamak, konuyu teknik bir uyum listesinden çıkarmak anlamına geliyor. Bugün tasarım kurumlarının çoğunda sürdürülebilirlik bir sertifika, bir malzeme raporu, bir karbon hesabı olarak işleniyor. Bunlar gerekli ama tek başına bir kültür üretmiyor. De Lucchi'nin önerisi, meseleyi ölçüm tarafından anlatım tarafına taşımak: insanların neyi arzu ettiğini değiştirmeden neyi tükettiğini değiştirmenin zor olduğu fikri. Bir müzenin bunu yapabileceği tek yer sergi salonu değil; satın alma politikası, üretim ortaklıkları ve arşiv de aynı işi görüyor.

İtalyan zanaatı vurgusu ise kurumsal bir tercih. Triennale, İtalyan tasarımının hem sergi salonu hem hafıza kaydı olarak çalışıyor; zanaat atölyeleri ise bu tasarımın altyapısı. Brianza'daki mobilya üreticileri, Murano cam atölyeleri, Toskana'daki deri işletmeleri son yıllarda usta yaşlanması ve devir sorunuyla uğraşıyor. Bir müzenin bu tabloya müdahalesi sınırlı; yapabileceği şey, zanaatı geçmiş zaman anlatısı olmaktan çıkarıp güncel üretimin parçası olarak görünür kılmak. Bunun sergi programına nasıl yansıyacağı, açıklamadan çok takvimle anlaşılacak. Bir atölyenin kapanması, o atölyeyle çalışan tasarımcıların da üretim olanağını kaybetmesi anlamına geliyor; kurumların bu zinciri görmesi son yıllarda zorunluluk haline geldi.

İstanbul'da benzer bir kurumsal boşluk var. İstanbul Tasarım Bienali dönemsel olarak tartışma üretiyor ama sürekliliği olan, koleksiyon tutan, zanaat atölyeleriyle uzun vadeli çalışan bir tasarım kurumu yok. Türkiye'de bakır, cam, ahşap ve dokuma alanlarındaki atölyeler de benzer bir devir sorunu yaşıyor; usta var, çırak yok. Triennale'nin denediği model, kurumun yalnızca sergileyen değil, üretim zincirini ayakta tutan bir aktör olabileceğini gösteriyor.

De Lucchi'nin sözü şimdilik bir niyet beyanı. Bir kurumun yönünü değiştirip değiştirmediği, açılış konuşmalarından değil, üç yıl sonraki sergi listesinden okunur. Ölçü basit: Triennale'nin salonlarında kaç atölyenin adı geçecek.

Neden önemliSürdürülebilirliği sertifika listesinden çıkarıp kültürel bir mesele olarak kurmak, tasarım kurumlarının en zorlandığı geçiş.

Künye ve kaynaklar

Kaynak

  1. Wallpaper* · 7 Ağustos 2026

Bu yazı yukarıdaki kaynaktaki olgulara dayanarak 2C Magazine tarafından yazılmıştır. Kaynak metinden cümle alınmamış, çeviri yapılmamıştır; yorum ve değerlendirme 2C Magazine’e aittir.

Görsel

Temsilî görsel · Fotoğraf: Ruben Da Costa / Pexels — ücretsiz lisans

Görsel haberin kendi görseli değildir; konuyu temsil etmek üzere ücretsiz lisanslı bir arşivden seçilmiştir. Kaynak yayına ait hiçbir görsel kopyalanmamıştır.

Telif

Metin © 2C Magazine, 2026. Kaynak göstererek ve bağlantı vererek alıntılayabilirsiniz; bütününü yeniden yayımlamak için izin gerekir.

hello@2cstd.com — bildirimler 48 saat içinde işleme alınır.

Yorumlar

Yorumlar yukleniyor...