Ciltçilik teknikleri kitabı bırakıp heykele geçiyor
Adelene Koh geleneksel ciltçilik tekniklerini çağdaş heykele dönüştürüyor. Kâğıt, iplik ve dikiş sayfayı bir arada tutmak yerine hacim kuruyor; Loewe Craft Prize çevresinde tartışılan bir yaklaşım.

Adelene Koh geleneksel ciltçilik tekniklerini heykel üretiminde kullanıyor. Kâğıdın katlanması, forma haline getirilmesi, iplikle dikilmesi ve sırtın bağlanması gibi işlemler, kitabı ayakta tutmak için geliştirilmiş çözümler. Koh bu çözümleri sayfadan ayırıp hacim kurmakta kullanıyor. Ortaya çıkan işler kitaba benzemiyor ama kitabın mantığını taşıyor: katman, dikiş, gerilim. Katmanların sayısı arttıkça yapı sertleşiyor, azaldıkça esniyor.
Ciltçilik zaten mühendislik yönü ağır basan bir zanaat. Bir kitabın açılıp kapanması, sayfanın yırtılmadan dönmesi, sırtın yıllarca dayanması hep dikiş düzenine bağlı. Copt dikişi, uzun dikiş, Japon dikişi gibi yöntemler bu ihtiyaçlar için ayrı ayrı gelişti. Bu teknikler heykele taşındığında işlevleri boşa düşüyor ve geriye yapısal mantık kalıyor. Koh'un yaptığı, bir tekniği amacından ayırıp taşıyıcı sistem olarak yeniden kurmak. Kâğıdın damar yönü de bu hesabın parçası; yanlış yönde katlanan bir sayfa kırılırken doğru yönde katlanan sayfa yıllarca esneyebiliyor.
Loewe Craft Prize'ın son yıllarda öne çıkardığı işlerin çoğu bu hat üzerinde duruyor: tanınabilir bir geleneksel teknik, alışılmış çıktısının dışında kullanılıyor. Ödülün etkisi tartışmalı bir alan yaratıyor. Bir yandan zanaat teknikleri çağdaş sanat ortamında görünürlük kazanıyor; diğer yandan tekniğin kendi bağlamından koparılması, ustalığın yalnızca biçimsel bir referansa indirgenmesi riskini taşıyor. Koh'un işlerinde bu riski dengeleyen şey, tekniğin gerçekten yük taşıyor olması; dikiş süs değil, yapının kendisi. Ödülün finalist listeleri son yıllarda seramik ve tekstil ağırlığından çıkıp kâğıt, deri ve lif gibi dar alanlara yayıldı.
Osmanlı cilt sanatı da benzer bir yerde duruyordu. Şemse ve zilbahar cilt, ebru kâğıdı, deri kalıp baskısı; hepsi kitabı koruma işlevine bağlıydı ama süsleme sanatı olarak da ayrı bir alan kurmuştu. Türkiye'de bugün cilt eğitimi büyük ölçüde geleneksel sanatlar bölümlerinde ve restorasyon atölyelerinde veriliyor; tekniğin çağdaş heykele taşındığı örnek az. Bu, malzemenin yokluğundan değil, alanlar arası geçişin kurumsal olarak kurulmamasından kaynaklanıyor. Ebru ve deri kalıp baskısı bugün ayrı kurslarda öğretiliyor; oysa bir cilt, bu tekniklerin sırayla uygulanmasıyla ortaya çıkıyordu.
Koh'un işleri, bir tekniğin ömrünün ürettiği nesneyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Kitap dijitalleşirken ciltçiliğin bilgisi başka bir yerde iş görmeye devam ediyor. Elde kalan şey bir teknik değil, bir malzemeyi tanıma biçimi.
Künye ve kaynaklar
Kaynak
- Colossal · Temmuz 2026
Bu yazı yukarıdaki kaynaktaki olgulara dayanarak 2C Magazine tarafından yazılmıştır. Kaynak metinden cümle alınmamış, çeviri yapılmamıştır; yorum ve değerlendirme 2C Magazine’e aittir.
Görsel
Temsilî görsel · Fotoğraf: Nur Demirbaş / Pexels — ücretsiz lisans
Görsel haberin kendi görseli değildir; konuyu temsil etmek üzere ücretsiz lisanslı bir arşivden seçilmiştir. Kaynak yayına ait hiçbir görsel kopyalanmamıştır.
Telif
Metin © 2C Magazine, 2026. Kaynak göstererek ve bağlantı vererek alıntılayabilirsiniz; bütününü yeniden yayımlamak için izin gerekir.
hello@2cstd.com — bildirimler 48 saat içinde işleme alınır.
Yorumlar
Yorumlar yukleniyor...