Manifesta bu kez on iki boş kilisenin içine kuruldu
Ruhr bölgesinde dört şehre yayılan bienal, ibadete kapatılmış on iki kiliseyi sergi mekânına çeviriyor. Başlık iddialı: “Bu bir kilise değildir.” Katılımcı sayısı 106.

Manifesta'nın on altıncı edisyonu Almanya'nın Ruhr bölgesinde, Bochum, Duisburg, Essen ve Gelsenkirchen'de sürüyor. “This is not a church” başlıklı bienal, ibadete kapatılmış ya da az kullanılan on iki kilise binasına yerleşti ve 4 Ekim 2026'ya kadar açık. Katılımcı sayısı 106. Bienal geleneksel küratör yapısı yerine “yaratıcı arabulucular” adı verilen bir modelle çalışıyor; amaç mahalle ölçeğinde ilişki kurmak. Bienal 21 Haziran'da izleyiciye açıldı ve giriş ücretsiz. Dört şehir birbirine toplu taşımayla bağlı, ziyaret bir güzergâh olarak kurgulanmış.
İşler mekânın yüküyle doğrudan uğraşıyor. Luc Tuymans'ın 2026 tarihli “KINO” işi Christ-König Kilisesi'nde; Elizabeth Price'ın “WHERE ARE YOU WHERE ARE YOU” ve Abbas Zahedi'nin “Ouranophobia 47051” işleri Duisburg'daki Kulturkirche Liebfrauen'de gösteriliyor. Marina Naprushkina'nın “Kein Geläut” çalışması Gethsemane Kilisesi'nde yer alıyor. Katılımcılar arasında Pınar Öğrenci, Zuza Golińska ve Małgorzata Mirga-Tas da var. Kilise mekânlarının akustiği, ışığı ve oturma düzeni çoğu işin biçimini doğrudan belirlemiş durumda; video ve ses çalışmalarının ağırlığı bu yüzden tesadüf değil.
Bienalin konu haritası bölgenin kendisinden çıkıyor: savaş sonrası travma, aşırı sağın yükselişi, sekülerleşme ve göçmen deneyimi. Ruhr, Almanya'nın sanayi geçmişi en ağır bölgesi; kiliselerin boşalması da hem nüfus hem inanç pratiğindeki değişimin somut bir kaydı. ArtReview'da Phoebe Blatton'ın 3 Temmuz tarihli değerlendirmesi, işlerin büyük bölümünün durumu tarif etmekle yetindiğini, bienalin asıl etkisinin ise bir basketbol sahası gibi topluluk odaklı müdahalelerden gelebileceğini savunuyor. Planlama sürecinde bölgede yaklaşık iki yüz atıl kilise gezildiği aktarılıyor; yani on iki mekân çok daha geniş bir havuzdan seçildi. Bu sayı sorunun ölçeğini serginin kendisinden daha net anlatıyor.
Bu eleştiri bienal formatının kalıcı sorununu işaret ediyor. Boşalmış bir kiliseye yerleşen sergi, o binanın neden boşaldığını anlatmakta iyidir; binayı yeniden kullanılabilir kılmakta ise nadiren. Manifesta'nın modeli, ayrılırken geride kalacak şeyi programın parçası saymasıyla diğer bienallerden ayrılıyor. Ekim'de sergi kapandığında geriye ne kaldığına bakmak, sergilenen işlerin listesinden daha bilgilendirici olacak. Bienalin kendisini ölçtüğü ölçüt de bu olmalı. Manifesta her edisyonda başka bir şehre taşındığı için kalıcı etkisi ancak ayrıldıktan sonra ölçülebiliyor. Ekim sonrasında kiliselerin ne olacağı yerel yönetimlerin kararına bağlı.
Künye ve kaynaklar
Kaynak
- ArtReview · 3 Temmuz 2026
Bu yazı yukarıdaki kaynaktaki olgulara dayanarak 2C Magazine tarafından yazılmıştır. Kaynak metinden cümle alınmamış, çeviri yapılmamıştır; yorum ve değerlendirme 2C Magazine’e aittir.
Görsel
Temsilî görsel · Fotoğraf: Giant Asparagus / Pexels — ücretsiz lisans
Görsel haberin kendi görseli değildir; konuyu temsil etmek üzere ücretsiz lisanslı bir arşivden seçilmiştir. Kaynak yayına ait hiçbir görsel kopyalanmamıştır.
Telif
Metin © 2C Magazine, 2026. Kaynak göstererek ve bağlantı vererek alıntılayabilirsiniz; bütününü yeniden yayımlamak için izin gerekir.
hello@2cstd.com — bildirimler 48 saat içinde işleme alınır.
Yorumlar
Yorumlar yukleniyor...