İçeriğe atla
Salı, 22 Eylül 2026 SAYI 01 / QUIET CUT TR / EN
Moda · Tasarım · Fotoğraf · Sanat · Yaratıcı üretim
Fotoğraf · DERLEME VE YORUM · 03

New York'un bakkal kedileri için 120 fotoğraflık dosya

Dan Rimada'nın projesi beş ilçedeki 60 kediyi 120 fotoğrafla kayda geçiriyor. Kareler Gülce Kılkış'a ait ve kitap, kedilere yasal koruma ile veteriner bakımı talep ediyor.

METİN — 2C Magazine10 Ağustos 20262 dakika okumaSAYI 01 / QUIET CUT
New York'un bakkal kedileri için 120 fotoğraflık dosya
Temsilî görsel · Fotoğraf: Tahir Osman / Pexels (ücretsiz lisans)

"Bodega Cats of New York", kentin köşe bakkallarında yaşayan kedileri konu alan bir kitap projesi. Dan Rimada'nın yürüttüğü çalışmada fotoğraflar Gülce Kılkış'a ait. Beş ilçeden 60 kedi, toplam 120 fotoğrafla kayda geçiyor; yani her kediye ortalama iki kare düşüyor. Kitap yalnızca bir albüm olarak kurgulanmamış: bu kediler için yasal koruma ve düzenli veteriner bakımı talebini de taşıyor. Belgeleme ile savunuculuk aynı ciltte yan yana duruyor.

New York'ta bakkal kedisinin hukuki durumu tuhaf bir yerde. Gıda satılan bir mekânda hayvan bulundurmak sağlık yönetmeliğine aykırı ve işletmeler denetimde ceza riskiyle karşılaşıyor. Buna karşılık kediler kemirgen kontrolünü fiilen üstlenmiş durumda; mahallenin bir parçası sayılıyor, isimleri biliniyor, sosyal medyada takip ediliyor. Talebin özü bu çelişkiyi çözmek: cezalandırmak yerine tanımak, tanırken de aşı, kısırlaştırma ve düzenli bakım yükümlülüğünü işletmeye bağlamak. Yani kediyi görmezden gelen bir düzenlemeyi, kediyi hesaba katan bir düzenlemeyle değiştirmek.

Fotoğrafın buradaki işlevi sevimlilik değil. Altmış kediyi tek tek isimlendirip ilçe ilçe belgelemek, dağınık ve anekdota dayalı bir olguyu sayılabilir hale getiriyor. İnternette kedi görüntüsünün sınırsız bolluğu düşünülünce, bir görüntü dizisinin ancak sistematik olduğunda argümana dönüştüğü görülüyor: aynı yöntemle çekilmiş 120 kare, ayrı ayrı paylaşılmış 120 fotoğraftan bambaşka bir şey söylüyor. Tipoloji, sevimli olanı veriye çeviriyor ve talebin arkasına somut bir zemin koyuyor. Kılkış'ın kareleri de bu yüzden birbirine benzemek zorunda; ortak bir çekim dili olmasaydı altmış kedi altmış ayrı anekdota dağılırdı.

İstanbul'da tablo tersinden işliyor. Kediye erişim burada bir sorun değil; sorun sürekliliği olan bakım ve kayıt. Ceyda Torun'un 2016 tarihli "Kedi" belgeseli sokak kedisini İstanbul kimliğinin bir parçası olarak uluslararası dolaşıma soktu, ama bu görünürlük kısırlaştırma, aşılama ve barınak kapasitesine aynı hızda yansımadı. Esnafın gönüllü üstlendiği bakım — kapının önündeki mama kabı, kışın kartondan kulübe — New York'takine benzer biçimde kayıt dışı kalıyor. Kayıt dışı olan şey bütçelenemiyor, bütçelenemeyen şey de sürdürülemiyor.

Rimada ve Kılkış'ın kitabı hayvan bakımını belediye bütçesinden çok mahalle ekonomisine bağlıyor. Bakkalın kedisi, o bakkalın hâlâ orada olduğunun da kanıtı; küçük perakendenin çekildiği her sokakta bu ilişki de sessizce kayboluyor. Talep edilen şey de sonuçta bu: mahallenin zaten üstlendiği bakımı görünür kılmak ve bir yükümlülüğe bağlamak.

Neden önemliAltmış kediyi tek tek belgelemek, sevimli bir görüntü akışını bakım ve yasal statü üzerine somut bir talebe çeviriyor.

Künye ve kaynaklar

Kaynak

  1. Colossal · 6 Ağustos 2026

Bu yazı yukarıdaki kaynaktaki olgulara dayanarak 2C Magazine tarafından yazılmıştır. Kaynak metinden cümle alınmamış, çeviri yapılmamıştır; yorum ve değerlendirme 2C Magazine’e aittir.

Görsel

Temsilî görsel · Fotoğraf: Tahir Osman / Pexels — ücretsiz lisans

Görsel haberin kendi görseli değildir; konuyu temsil etmek üzere ücretsiz lisanslı bir arşivden seçilmiştir. Kaynak yayına ait hiçbir görsel kopyalanmamıştır.

Telif

Metin © 2C Magazine, 2026. Kaynak göstererek ve bağlantı vererek alıntılayabilirsiniz; bütününü yeniden yayımlamak için izin gerekir.

hello@2cstd.com — bildirimler 48 saat içinde işleme alınır.

Yorumlar

Yorumlar yukleniyor...