İçeriğe atla
Salı, 22 Eylül 2026 SAYI 01 / QUIET CUT TR / EN
Moda · Tasarım · Fotoğraf · Sanat · Yaratıcı üretim
Ajanda · DERLEME VE YORUM · 03

Ara Güler'in Cannes kareleri arşivden ilk kez çıkıyor

Ara Güler'in 1950 ve 60'larda Cannes Film Festivali'nde çektiği fotoğraflar ilk kez sergileniyor. Bomontiada'daki Ara Güler Müzesi'nde 11 Ekim 2026'ya kadar görülebilir.

METİN — 2C Magazine10 Ağustos 20262 dakika okumaSAYI 01 / QUIET CUT
Ara Güler'in Cannes kareleri arşivden ilk kez çıkıyor
Temsilî görsel · Fotoğraf: Wallace Chuck / Pexels (ücretsiz lisans)

CANNES!, Ara Güler'in 1950'ler ve 60'larda Cannes Film Festivali'nde çektiği kareleri bir araya getiriyor. Fotoğrafların ortak özelliği bugüne kadar arşivde kalmış olmaları; sergi bu malzemenin ilk kez izleyiciye açılması anlamına geliyor. Brigitte Bardot, Sophia Loren ve Grace Kelly portreleri seçkinin en tanıdık kısmı, ama serginin ilgi çekici tarafı yıldız yüzlerinden çok Güler'in o festivalde ne aradığı: sahne ile kulis arasındaki geçiş, kameraların dışında kalan bekleme anları. Festivalin o yıllardaki ölçeği bugünkünden küçüktü, fotoğrafçıyla oyuncu arasındaki mesafe de öyle; karelerde bu yakınlık görülüyor.

Ara Güler uzun süre İstanbul'un fotoğrafçısı olarak okundu; balıkçı, vapur, sisli Galata. Cannes seçkisi bu okumayı zorluyor, çünkü aynı gözün bir festival kalabalığında nasıl çalıştığını gösteriyor. Güler bu karelerin çoğunu bir haber ajansı için, dar zamanda ve iş olarak çekti. Sergi de zaten bir sanat projesi değil, bir çalışma arşivi sunuyor; bu ayrım işlerin nasıl okunacağını değiştiriyor. Ajans için çalışmak kadrajın hangi koşulda kurulduğunu da belirliyor: günün sonunda teslim edilmesi gereken bir kare, uzun uzun beklemeye izin vermiyor.

Serginin şimdi yapılması bir arşiv meselesine işaret ediyor. Bir fotoğrafçının bilinen yüz karesi, çoğu zaman on binlerce negatifin üzerini örter. Güler'in arşivinin tasnifi ve dijitalleştirilmesi sürdükçe bilinen imgenin dışında kalan malzeme görünür oluyor, sanatçının portresi de değişiyor. Bu, tek bir sergiyle sınırlı bir mesele değil: Türkiye'de büyük fotoğraf arşivlerinin kim tarafından, hangi ölçütle ayıklandığı hâlâ yeterince tartışılmıyor.

Ara Güler Müzesi, Bomontiada'nın eski bira fabrikası yerleşkesinde bulunuyor ve İstanbul'da tek bir fotoğrafçının adına kurulmuş sayılı mekândan biri. Böyle bir kurumun avantajı da riski de aynı: sürekli aynı ismi göstermek. CANNES! bu riski, bilinen imgenin dışına çıkan bir seçkiyle karşılıyor. Şehrin fotoğraf programı içinde bu tür arşiv sergileri, yeni üretim sergilerinden farklı bir iş görüyor; geçmişin nasıl kurgulandığını gösteriyorlar. Bir de arşivin kendisi kurumun sermayesi; sergi programını çoğu zaman elde bulunan malzeme belirliyor.

Sergi 22 Nisan 2026'da açıldı, 11 Ekim 2026'da kapanıyor. Bomontiada'daki müze Şişli'de, toplu taşımayla kolay ulaşılan bir noktada. Karelerin çoğu küçük ölçekli baskılar olduğu için sergi yakın mesafeden izlemeyi gerektiriyor; kalabalık saatlerde bunun zorlaştığını hesaba katmak gerekiyor. Fotoğrafların çekildiği yılları not ederek dolaşmak, Güler'in aynı festivale on yıl boyunca nasıl farklı baktığını görünür kılıyor.

Neden önemliBir arşivin açılması, tanınmış bir fotoğrafçının bilinen imgesini değiştirir; Güler'in Cannes kareleri tam olarak bunu yapıyor.

Künye ve kaynaklar

Kaynak

  1. euronews · Sergi sayfası

Bu yazı yukarıdaki kaynaktaki olgulara dayanarak 2C Magazine tarafından yazılmıştır. Kaynak metinden cümle alınmamış, çeviri yapılmamıştır; yorum ve değerlendirme 2C Magazine’e aittir.

Görsel

Temsilî görsel · Fotoğraf: Wallace Chuck / Pexels — ücretsiz lisans

Görsel haberin kendi görseli değildir; konuyu temsil etmek üzere ücretsiz lisanslı bir arşivden seçilmiştir. Kaynak yayına ait hiçbir görsel kopyalanmamıştır.

Telif

Metin © 2C Magazine, 2026. Kaynak göstererek ve bağlantı vererek alıntılayabilirsiniz; bütününü yeniden yayımlamak için izin gerekir.

hello@2cstd.com — bildirimler 48 saat içinde işleme alınır.

Yorumlar

Yorumlar yukleniyor...